Home

2012’ye çok heyecanlı başladık. Hem sektöründe lider firmalarla büyük projelere giriştik hem de tüm yıl sürecek bir projeye başladık. Sektöründe lider firmaları burada konu etmeyeceğim ama diğer proje hem bizi hem de sizi tüm yıl epey konuşturacağa benzer! “TÜRKİYE’NİN AKLINI OKUYORUZ!” Merak ettiyseniz proje hakkında şimdilik kısa bir tanıtımı bizim blogda bulacaksınız.

BBDO ile başladığımız çalışmanın ilk konusu kadın erkek ilişkileri oldu. Evet yüzyıllardır herkesin konusu bu. Ama malum Şubat ayında, 14 Şubat vesilesiyle basının, medyanın, pazarlamanın, iletişimin, çiftlerin, bekarların yani herkesin ortak konusu oluyor bu flört ve ilişkiler konusu. Biz de doğru zamanlamayı yakalamak istedik.

Biz konunun ilk başladığı yıllara indik ve çalışmanın odak noktasını 15-16 yaşındaki gençler olarak belirledik. Yaptığımız saha çalışması ve literatür taramaları bize gençlerin karşılaştığı en büyük sorunun aslında “tanışamamak” olduğunu gösterdi. Birbiriyle karşılaştığında ne diyeceğini, lafa nasıl başlayacağını, başlasa da devamını nasıl getireceğini bilemeyen gençlerin durumu içimi acıttı doğrusu. Gerçi olasılıkla o yaşlarda biz de farklı bir durumda değildik! Yani gençlerimizin, kadın ve erkeklerimizin önündeki en büyük engel “tanışmayı becerememek”.

Beni şaşırtan, aynı zamanda da biraz üzen, tanışmak için kullandıkları bahaneler oldu. Hemen yaptığımız görüşmelerden bir örnek aktarayım;

Kızı ancak tuvaletin çıkışında yakalayabildim ve cesaretimi toplayabildim. Ve ona “burnun estetik mi diye sordum!” evet diyince de ablamın doktorunun ismini vererek, “yoksa doktorunuz da … bey mi dedim”.

Maalesef iletişimi başlatma beceriksizliğimiz kırklı yaşlara gelsek de değişmiyor sanki. Nitekim bu hikaye bana başka bir talihsiz hikayeyi hatırlattı; bir bar-restoranda barda oturmakta olan iki bayan arkadaşımızın yanındaki iki kendi yaşlarındaki beyefendi, arkadaşlarımızla konuşmaya göğüslerinin silikon olup olmadığını sorarak başlar…

Kadın erkek flörtü ve iletişimindeki sorunlar tanışamamak ile başlıyor ama bununla da kalmıyor. İkinci derdimiz de beğendiğimizi nasıl ifade edeceğimiz? Bu konuda da harika hikayeler var, tahmin edeceğiniz üzere başka beceriksizliklerle dolu. Eskiden en azından mendil atılıyormuş!

Kültürün davranışları belirleyen en önemli faktör olduğunu düşünecek olursak ve kültürün kısa zamanda değişmediğini de biliyorsak, akla gelen ilk konu mendil atmanın yerini neyin aldığı olacaktır. (silikon vb estetik cerrahiyi bir kenara bırakırsak eğer!) Evet evet doğru tahmin etmektesiniz, teknoloji ve sosyal medya bu noktada gençlerimizin imdadına yetişiyor. Facebook’ta profil fotoğrafını like etmek (beğenmek) gözlenen davranışların başında geliyor. Sms ile kendi ifade etmek de yaygın davranışlardan.

Hatta sanırım bu sms ile duygularını ve kararlarını iletmek biraz fazlaca bile ileriye gitti. Ünlü dizi Sex and the City’de başrol oyuncularından Carrie, erkek arkadaşı tarafından post it ile terk edilmişti ve günlerce meraklıları bunu konuşmuştu. Ben ise geçenlerde temizliğe gelen yardımcım tarafından post it ile terk edildim. Mendile geri mi dönsek ne?

Konuyu tekrar flörte getireceğim, nitekim karşılaşılan zorluklar bu kadarla da kalmıyor. Gençlerimizin işi çok zor! (zaten o yaşlarda çözebilseler konuyu belki ileride yaşlarda bu kadar sorun yaşamayacaklar-ız.) Tanışma engelini aştılar, beğendiklerini de ifade ettiler, evet şimdi sorun şu; ne sıklıkta bunu ifade edecekler? Çok üzerine gelirse bunaltacak, az ilgilense elinden kaçıracak, küstürecek! Burada da kızlarımız annelerini dinlerken, erkeklerimiz kendi yaşlarındaki hemcinslerini dinlemekte. Yani, kızlar annelerinin özlemlerini dile getirmekte, erkeklerimiz ise hayatın akışında yuvarlanıp gitmekte!

Ancak burada da bizim kültürümüzün getirdiği bir heyecana kapılabiliyor erkeklerimiz. Bunun için çok eğlenceli iki hikayem var. Bir tanesi Irmak’ın blog yazısında bahsettiği, Jill’in hikayesi. Jill bir Amerikalı genç kızımız ve uçakta bir Türk genci ile yan yana düşüyor. Türk gencimizin heyecanı, kendini ifade etme çabası ve bunun Jill tarafından nasıl yanlış anlaşıldığı gerçekten okunmaya değer bir hikaye.

Diğer hikaye ise Türkiye’ye yerleşmiş, son 5 yıldır bir Türk ile evli olan 30lu yaşlarındaki bir Fransız arkadaşımızdan geliyor. Kendisi ile bir sonraki ayda inceleyeceğimiz konu başlığımız için görüşüyorduk. (merak edin bakalım, teaser iyi mi?) Bize kendi hikayesini anlatırken ilk flört günlerinde karşılaştığı en büyük zorluğun ne olduğunu sorduk.

“İlgisi, en çok ilgisi şaşırtmış ve zorlamıştı” dedi bütün samimiyetiyle. “Vitrin geziyoruz, haliyle bir şey görüyorum ve beğendiğimi söylüyorum. Ama bu demek değildir ki beğendim al bunu. Ama o ne yapıyordu ertesi gün hatta o günün akşamına beğendiğimi söylediğim şeyi alıp getiriyordu. Bu insanı köşeye sıkıştıran bir durum.”

Benzer bir hikaye ise aynen şöyle:

“ biraz grip olmuştum, telefonda da sesim haliyle kötü çıkmataydı. Telefonu kapatmamızdan yarım saat geçti geçmedi kapıma adeta ecza dolabı yığıldı! Ne kadar şaşırdım anlatamam. Ve kızdım! Ne yani beni satın almaya mı çalışıyordu?”

Biz bu ifadeleri diğer proje için yorumluyor olacağız elbette ama kıssadan hisse; ne kadar ilgi gösterilmesi gerektiği sadece 15 yaşında değil, bizim için her daim bir sorun!

Bu çalışma gösterdi ki Mars-Venüs hikayesi yaşanılan sorunları açıklamakta çok yetersiz ve yüzeysel kalmakta; hatta karşılaşılan engelleri basite indirgemekte ve çarpıtmakta. Gerçek şu ki, biz hala Haremlik ve Selamlık düzeninden kurtulamamışız.

Reklamlar

2 thoughts on ““Pardon burnunuz estetik mi” ile başlarsa….

  1. Güzel yazınız için teşekkür ederim Demet Hanım. Ancak müsade ederseniz bir küçük düzeltme yapmak isterim: “haremlik – selamlık” tabirinin esası ve doğru şekli “harem – selamlık”tır. Bilgilendirme maksadıyla paylaşmak istedim. İyi çalışmalar dilerim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s