Home

TED Talks’ın amacı dünyanın dört bir yanındaki fikirleri yaymak, herkese ulaştırmak. Fikirlerin davranışları, hayatları ve daha da önemlisi dünyayı değiştireceğine inanan TED üstelik de bunu ücretsiz yapıyor. Pek çok farklı konudaki kısa sunumları izleyebileceğiniz maksimum 20dklık videoları ve daha fazla bilgiyi www.ted.com adresinden görebilirsiniz. Ben de bu yazımda Alain de Botton’ın  Ataizm 2:0 videosundan ilham aldım.

Alain de Botton İsviçre asıllı İngiliz bir filozof . Hem felsefe hem de kişisel gelişim üzerine Türkçe de yayınlanmış pek çok kitabı var. Bu konuşmasında da dinlerin hangi yönlerini benimsememiz gerektiğine ve nedenlerine değiniyor. Ve konuşmasının sonuna doğru “organizations are very much like religions” yani “işletmeler de dinler gibi aslında” diyor. Özellikle de büyüklükleri ile gelen güçleri göz önüne alındığında oldukça çok benzer yönleri var. Ama 3 temel nokta dinleri ve işletmeleri birleştiriyor;

  1. Uluslar arası olmaları,
  2. Branded yani markalaşmış olmaları,
  3. Çok iyi tanımlanmış kimliklerinin olması.

Alain de Botton’ın konuşmasında günümüz yöneticileri ve yönetici adayları için dikkate değer noktalar olduğuna inanıyorum. Sırayla hem onun ifadesi hem de kendi yorumlarımla paylaşmaya çalışacağım;

AB: Dinler öncelikle insanların ahlaklılık, kılavuzluk ve telkin edilme konularındaki ihtiyacını karşılar. Aslında bu bir tür kültür yaratmaktır.

DD: Yetiştirildiğimiz ve yaşadığımız kültür bizim neyi, nasıl yapmamız gerektiğini, neye inanmamız gerektiğini belirler. Büyüklerin elini öpüp başımıza koymamız Türk kültürünün gerektirdiği bir doğrudur. Dinlerin de kendilerine ait neyin, nasıl yapılması gerektiğini oluşturan kültürleri vardır. Hıristiyanlıkta doğuştan günahkar olduğunuz kabul edildiği için doğduğunuzda vaftiz edilmeniz gerekir. İslam ise bütün insanların günahsız doğduğunu kabul eder.

Tıpkı dinler gibi, işletmelerin de çalışanlarına nasıl çalışmaları gerektiğini anlatan, çatışmalar yaşandığında kılavuzluk edecek bir kültürel yapıları vardır. Değerler başlığında toplanan ifadeler aslında işletmelerin kültürünün nasıl oluştuğunu gösterir bize. Değerler çalışanlara kılavuzluk etmelidir. Bu nedenle işletmenin geçmişine uygun,  gelecekte olmak istediği yere varmasında etkin olmaları beklenir.

AB: Vaazlar hayatınızı değiştirmeye çalışır, dersler (lecture) ise bilgi vermeye. Dinler bize yetişkin gibi değil, çocuklarmışız gibi davranır. Sürekli acil bir yönlendirmeye, kılavuzluğa ihtiyacımız varmış gibi yaklaşırlar. Bu nedenle çok tekrarı şart koşarlar. Bir kerede öğrenmeyeceğimizi, öğretilerinin gün içinde pek çok kere tekrarlanması gerektiğini söylerler.

DD: Bunu mutlaka günlük hayatınızda deneyimliyorsunuzdur. Çalışma arkadaşlarınız veya elemanlarınız söz konusu olsun fark etmez, bir kere ifade edilmesine rağmen gerçekleştirilmemiş, yanlış anlaşılmış pek çok iş vardır karşınıza çıkan. Ya da etkili sunum tekniklerinde öğretildiği gibi ana mesajınızı pek çok kere tekrarlamanız gerekir izleyicinin aklında kalması için. İşletmelerin de kalıcı ve etkili bir kültür oluşturabilmek için değerlerini, kurallarını, hedeflerini sıklıkla çalışanlarına hatırlatması gerekir.

AB: Dinler zamanı planlar, nasıl kullanılması gerektiğini düzenler. Yıl boyunca önemli olaylar yaratarak hatırlanması gereken önemli fikirler ile tekrar tekrar karşılaşmanızı ve hayatınızı buna göre düzenlemenizi sağlar.

DD: Dini bayramlar kadar milli bayramlar da aslında kültürümüzü şekillendiren faktörlerden. Tarihin önemli olayları ile kültürü oluşturan değerlerin hatırlanması ve sahip çıkılmasını hedefler. İşletmeler de kuruluş yıldönümleri, dönemlik toplantılar ve anma günleri ile çalışanlarına kurum kültürünü yaşatmayı hedefler. Özellikle dönemsel toplantılar sıklıkla bütçe kesintilerinden payını alır ama bunun uzun vadede kurum kültürü üzerindeki etkileri gözden kaçar. Oysa kuvvetli bir kurum kültürü çalışan sadakati yaratmak için etkili önemli faktörlerden. İşletmelerin de birer marka olması gerektiğini unutmayalım.

AB: Dinler ne olursa olsun iyi konuşmacı olmamız gerektiğini söyler. Ne söylediğiniz gerçekten ikna edici bir tavırda desteklenmelidir.

DD: Burada önemli olan söylediklerinizi destekleyebiliyor olmanız kanımca. Elbette iyi bir konuşmacı olmak başarılı bir yönetici olmak için önemli bir kriter ancak yeterli desteğinizi önden hazırlamış olmanız da bir o kadar önemli. İşletmeler de kararlarının neden çalışanları için en doğru karar olduğunu çalışanlarına ikna etmek zorunluluğunda olduğunu unutmamalı.  Ve yine unutmayalım ki tek tip iletişim her işletme için doğru değildir. İşletmelerin kendi kültürlerine uygun bir iletişim dili benimsemeleri gerekir.

AB: Dinler vücudu da ihmal etmezler. Ancak vücudun ve ruhun tek bir yerde olması gerektiğini söylerler.

DD: Aklınız işinizde değilse zaten nasıl verimli olabilirsiniz ki? Bu nedenle de artık çalışan deneyimi gün geçtikçe daha fazla önem kazanıyor. Buna göre ofisler yeniden yapılanıyor, süreçler yineden düzenleniyor.

Bütün bunların yanı sıra Alain de Button aslında dinlerin ne kadar disiplinli ve organize olduklarından bahsederek konuyu sonlandırıyor. Tüm bunları işletmenize uygulasanız bile disiplinli ve organize olmadıktan sonra başarıya ulaşmak gerçekten de çok kolay değil.

Hayata farklı çerçevelerden bakabilmek ve farklı alanların öğretilerini günlük yaşama veya sorumluluk alanlarımıza taşıyabilmek gerçekten yenilikçi fikirler geliştirebilmek açısından çok önemli. Ancak bu zaman içinde kazanılacak bir yetkinlik. Biraz çaba sarf etmek ve bildiklerimizin ötesini sorgulamak gerekiyor.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s