Home

Harita ve TopraklarMichel Houellebecq! Hiç duydunuz mu bilmiyorum ama ben yeni keşfettim, bayramda iki günde bir çırpıda bitiriverdim kitabı; Harita ve Topraklar. Benim için iyi kitap, beni içine alan, hikayeyi gerçekmiş gibi yaşamamı sağlayabilen, anlatılanların büyüsüne kapılmışken bir yandan da beni düşünmeye, sorgulamaya itebilen kitaptır. Bu anlamda Harita ve Topraklar benim için oldukça keyifle okunan bir kitap ve rahatlıkla her tür okuyucuya tavsiye edebileceğim kadar da başarılı.

Harita ve Topraklar, gayet iyi kurgulanmış, akıcı bir dille (elbette çeviri okuduğum için başarılı bir çeviri diyebilirim ancak) aktarılmış, abartıya kaçmamış, yer yer şaşırtıcı, günümüz dünyasını sorgulayan bir kitap. Her ne kadar kitabı okumaya başlamadan önce yazar ve kitap hakkında – fazla önyargı geliştirmemek için çok detaylı olmasa da- küçük bir araştırma yapmış olsam da, kitabı okumayı bitirdikten sonra daha detaylı bir araştırma yapma isteği duydum. Hem yazarın görüşlerini hem de okurların, eleştirmenlerin kitap hakkındaki yorumlarını araştırdım. Hiç bir yerde böylesi bir yorumla karşılaşmadım ama kitap bende Tarantino’nun From Dusk Till Dawn filminin bıraktığı hissi bıraktı; ajitasyon yapmadan gerçekleri olduğu gibi ortaya koyan, bu boyutuyla da sizi bu gerçekler üzerinde düşünmeye zorlayan, şaşırtıcı bir kurgu. Yazarın pek çok alandaki görüşlerini ortaya koyan hikaye ise sizi okurken ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu diye düşünmeye itiyor. Zaten belki de bu kuşku sonrasında yazar ve kitap hakkında araştırma isteğini daha da kuvvetlendiriyor.

Öncelikle kitabı okurken yazar hakkında pek çok soru işareti kafamda oluşmasına rağmen, hakkında daha sonra okuduklarım kitabı okurken hissettiğim mesafeyi biraz daha da büyüttü diyebilirim. Gerçekten de Michel Houellebecq pek çok yazarın aksine, adeta okurlarıyla arasına büyük bir mesafe koymak istediğini hissettiriyor. Hatta kitap bitince koyduğu mesafe belki de kendisi ve hayat arasında diye düşündüm. İnsanın varoluşunu, bu dünya üzerinde olmayı hak edişini/etmeyişini, sevgi ve sevgiye yüklenen anlamları pek çoğumuzdan farklı yorumladığını zaten kitapta aktarılan hikayeden de anlamak mümkün. Sakin sakin, gözünü çıkartmadan provoke ettiğini bile söyleyebilirim. Yazar, daha sonraki araştırmalarımdan da anladığım kadarıyla aslında pek çok eserinde, günümüzün ekonomik sistemi ve insanın buna adaptasyonu, din ve inanç sistemi, ölüm ve yaşam, sevgi ve yalnızlık konularını sorguluyor ve sizi de sorgulamaya itiyor.

michel

Kitabın güncel bir tarihte geçmesi (2010) olayların ve mekanların içine daha rahat girebilmenize imkan veriyor. Kitabı okumadan önce de okuduğum bazı yorumlarda “adeta kitapta reklam yapılıyor” ifadelerine rastlamıştım; ben böyle bir hisse kapılmadım açıkçası. Evet detaylı ürün anlatımlarına yer verilmiş, pek çoğu da zaten bildiğimiz marka ve ürünler; ancak ben reklam yapılıyor hissinden çok, bu marka ve ürünlerin hayatımızda ne kadar önemli ama aynı zamanda sıradan bir yer edinmiş oldukları hissini aldım daha ziyade. Belki de bu pazarlama ve reklam geçmişimden kaynaklanıyordur, bu konuda çok objektif olamayabilirim. Ancak yazar zaten kapitalist sistem, burjuvazi, sistemin nasıl yönetildiği ve sistemin yarattığı inançsızlık çukuru konularını öyle akıcı bir gerçeklikle işliyor ki, detaylı ürün anlatımları bence bu anlamda tam da yerini buluyor ve yadırganmıyor.

IMG_7078Benim açımdan düşündürücü olan konulardan bir diğeri de karakterlerin hayat ile olan bağları ve ölümleri idi. Ailecek hayata oldukça bağlı, hayatı seven ve her ne olursa olsun keyif almaya çalışan bir yapımız var. Ne kadar zorluk çıkarsa çıksın (inanın bazı yaşananlar bu da tam Türk filmi senaryosu olmuş dedirtecek cinsten olabilse de) pozitif bakış açısını korumaya çalışırız. Bu nedenle kitapta aktarılan bazı karakterlerin umutsuzluğu ve vaz geçmişliği, ölümü seçimleri beni ayrıca düşündürdü. Gerçi yazar bunların arkasında bir umutsuzluktan ziyade, bambaşka bir dünya hayalini vermeye çalışsa da, ben zaman zaman çok sıkıcı olabilen Polyannacılığıma sarılmayı sanırım her zaman daha çok tercih edeceğim. Yine de bir Kurban Bayramına denk gelen bu okuma, ailedeki bazı ölümler ve bizim onlara yaklaşımlarımız üzerinde düşünmeme neden oldu elbette.

Böyle sistemler, inançlar falan deyince aklınıza ağır felsefeler yapılan, bazı cümleleri anlamak için iki kere okumanız gereken bir kitap gelmesin aklınıza. Michel Houellebecq bir kamera gibi aktarıyor hikayeyi, ajitasyon bu nedenle yok. Hatta kitabın bir bölümü sizi şaşırtıcı bir cinayet hikayesinin içine alıyor. Günümüzde pek çok dextercinayet ve polisiye dizi ve filmi içinde kaybolmuşken, böylesi bir cinayetin sizi o kadar da şaşırtmaması herhalde çok da şaşırtıcı değil ancak yine de aktarılış şekli üzerinde konuşulmaya değer. Dexter izleyenleriniz varsa, ilk sezondan sonra işlenen cinayetlerin ve Dexter’ın içinde yatan canavarın nasıl da normalleştiğini, isterseniz sadece pasif bir izleyici olarak ve dehşet, tiksinme gibi duygulardan arınmış olarak diziyi takip edebileceğinizi bilirsiniz. Yazar da işte aynı bu hisle aktarıyor hikayeyi. Yani isterseniz enteresan bir hikaye okudum hissiyle de kitabı bitirebilir, hayata dair bu kadar sorgulamaya girmeden tatlı hayatınıza devam edebilirsiniz!

Kitap okurken mutlaka müzik dinlerim. Elbette dinlediğim müzik kitaptan ne kadar, nasıl etkileneceğimi de belirliyor. yıllar önce Imprimatur adlı bir kitap okumuştum. Kitabın içinde belirli sayfalarda özellikle dinlenmesi önerilen bir cd de vardı. Fikir oldukça hoşuma gitmiş, cdnin daha uzun veya birden fazla cdnin olmasının ne kadar keyif verici olacağını düşünmüştüm. Haritalar ve Topraklar’ı okurken bana eşlik eden müzik ise çoğunlukla Melody Gardot – My One and Only Thrill albümü oldu. Hem ortama hem de kitaba çok uygun düştü. 

Bir parça dinlemek isteyenler için: melody gardot

 temel parçacıklarMichel Houellebecq hakkında söylenecek çok şey var. Fikir ve görüşlerinde sizi sinirlendirecek, olur mu öyle şey dedirtecek şeyler bile var eminim. Ama günümüz yazarlarından, eleştirel bakış açısıyla –sonunda siz doğru bildiğiniz yolda yürüyecek olsanız bile – okunmaya, keşfedilmeye değer bir yazar. Ben ikinci bir kitabını aldım bile!

Reklamlar

One thought on “BAYRAMLIK KİTAP: HARİTA VE TOPRAKLAR

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s